Her ne kadar bu blogu günlük gibi kullanmayacağıma dair kendime söz versem de, zaten çok kaypak biri olduğumdan dolayı bu sözü bozmam da normaldir. Oysa ki ne düşlerim vardı lan. Oynadığım oyunlar hakkındaki şeyleri, ne bileyim animeleri falan yazacaktım buraya. Hatta yeniden tutuşan kitap okuma sevdam yüzünden okuduğum kitaplar hakkındaki fikirlerimi bile yazabilme raddesine gelmiştim. Ama yapamıyorum.
Arkadaşımın gazıyla açtığım bu blog içimde patladı. O arkadaşım yine "niye bloguna yazmıyorsun" dediğinde aklıma ilk olarak kendisine küfür etmek geldi ama hafifçe geçiştirdim konuyu. Blog mu benim derdim. Hayır. Peki derdim ne? Bilmiyorum. Aslında biliyorum. Derdim, bir derdimin olmaması. Yani standart dertlerim var, hatta şu sıralar ekstrem dertlerim bile var bana uykusuzluk problemi yaşatan ama bunun dışında hayatıma yön verecek bir derdimin olmaması baydı beni hacı.
Yaptığım hiçbir şeyden zevk almıyorum. Artık oyun oynamak bile bayıyor beni. Çıkıyorum oyunun yarısında. Anime izlemek, -naruto dışında- ölüm. Kaldı ki naruto'ya da pek sabrım kalmadı. İlk fillerda mangaya başlarım diye düşünüyorum.
Depresyon mudur benimkisi bilmem ama iyice mala bağladığım kesin. Şu 5 aylık asgerlik olayımda sabah içtimalarında "Silahlı Hareketler Serisi" denen bir olay vardı. 5-6 tane hareket vardı ve onu yapardık. Sanırım ben de bu yazımın başlığındaki hareketler serisine başlıyorum. Mala bağlayarak.
Amma velakin bunu bir şekilde aşarız di mi? Elbette hayır. Son 3 senedir bardağın boş tarafını gören biri olarak bu yeni mal halimi daha çok sevdim aslında. Zaten aptaldım ama daha fazla aptal olmak istiyorum. Ve bunu başarmak adına önemli adımlar atıyorum.
Bundan sonraki yazımın anime, oyun veya kitapla alakalı olmasını çok çok istiyorum. Hatta oyunla alakalı birşey yazarım bundan sonraki yazımda. Hadi bay.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder